SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 2 Kişi

Bugün 449 Kişi

Toplam Ziyaret 1.136.135  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Prof.Dr.İlahiyatçı
Yazar Faruk BEŞER
 
 
 
Makale Tarihi :  1.10.2021
Edep ahlakın sanata dönüşmüş halidir.
Edebi biraz daha somutlaştırmaya çalışacağız ama birkaç kelam daha edelim. Edep ihsandır demiştik. Aynı zamanda cemaldir, güzelliktir, düzendir, ziynettir. Sonuç itibariyle edep ahlakın sanata dönüşmüş halidir.
 
Hal böyle iken İslam milleti olarak edebi neden kaybettik? Bu sorunun ilk akla gelen cevabı, her şeyi yerli yerine koyamadığımızdan, olabilir. Yani adil davranmamaktan. Adalet, güçlü zayıf ayırmadan herkese hakkını, bir lütuf olarak değil, bir görev olarak vermektir. Hakları belirleyen de Allah’tır. Bu sebeple haklıya hakkını veren ona bir lütufta bulunmuş olmaz, haklının hakkına engel olmamış olur, o kadar.
 
Hukuka riayet olmayınca kişi hakkını kendisi çıkarma yoluna gider, bu sebeple biraz haşin ve korkutucu olmak zorundadır. Dolayısıyla yüzler ekşir, bakışlar sertleşir, davranışlar ürkütücü olur ve bu tavır zamanla ahlak halini alır. Kimse kendi hakkıyla yetinmez, çünkü hakkı nereden başlar, nerede biter öğrenmemiştir. Mükerrem olan insanın değerini tanımamıştır. Sonuçta kendi değerini de yitirmiştir. Böyle olunca insan hem metalaşır hem vahşileşir. Boynuzu olan olmayana toslar. Dişleri olan öbürünü ısırır, çiftesi olan diğerini dürter. Derken etrafımızı abus çehreler sarar. İnsan insandan kaçar, ilgilenmez, yalnız bırakır ve kendisi de yalnızlaşır. Sonuçta yabancılaşır, kendini unutur ve “vahşi bireyselleşme” ortaya çıkar. Bugün, kuşsütü arasa bulan Batılı insanın derdi budur.
 
Saygı ve itaat her ikisi de İslam’ın, hatta her türlü güzelliğin ve edebin ilk şartı ve esasıdır. Allah’a itaat kulu sayısız mabuda köle olmaktan kurtarıp özgürleştirir. Diğer bütün itaatler O’na itaatle kayıtlıdır. “Halika isyan ederek mahluka itaat olmaz”. Allah’a hakkıyla itaat olmazsa O’na olması gereken itaati kullar gasp edip kendilerine çevirir ve O’nun hududuna tecavüz ederler.
 
İtaat ibadettir ve itaatin başı Allah’a itaattir, Allah’ın elçisine itaat de Allah’a itaat sayılır. Bu itaat hiyerarşisi en üste bağlı olarak aşağıya doğru iner. Allah, Resul, sizden olan ulü’l-emr, ilmiyle amil ulema, her idari birimin amiri… Bunlara, Allah’ın çizdiği hukuku aşmadan ve O’nun emri olduğu için itaat edilir. Aile de bir idari birimdir. Biz camide, kim olursa olsun, imamın komutlarına bunun için uyarız, bir anlamda ona itaat ederiz. Camideki bu sembolik düzen ve itaat bizi, bütün camilerin bağlı olduğu ümmetin büyük imamına itaate götürür; o Allah’a itaat ettiği sürece biz de ona itaat ederiz.
 
Kısaca Allah’a olanın dışındaki hiçbir itaat mutlak değildir. Allah, kendi Resulü’ne bile şöyle buyurur: “Müminler marufta yani doğru ve güzel olan emirlerinde sana isyan etmezler”. Allah buna “maruf”ta olma kaydını neden koyuyor? Öyle ya, Rasûlullah zaten yanlış bir şeyi emretmez ki. “Muhali farz muhal değildir” derler ya, bunun anlamı, farz edin ki, Rasûlullah size yanlış bir şey söyledi, o takdirde ona da itaat edemezsiniz demektir.
 
İfrata kaçmayan bir şeyin tefriti oluşmaz. Biz İslam milleti olarak saygıyı da itaati de ifrata kaçırdık, bu sebeple her ikisini de kaybettik. Nasıl mı?
 
Büyük bildiklerimizin huzurunda el pençe divan durmayı saygı sandık. Oysa her namazda “Ettahiyyatü lillahi…” derken bütün hazır ola geçişler, divan durmalar sadece Allah’a yapılır diyoruz. Rasûlullah (sa) kendisi için ayağa kalkılmasını yasaklıyor, “siz de Acemler gibi birbirinizi tazim ederek ayağa kalkmayın” buyuruyor. Ama biz; efendinin huzurunda bir an durmak, Allah’a yapılan 350 yıllık ihlaslı ibadete bedeldir, onun yüzüne bakmak en büyük ibadettir diyebiliyoruz. Oysa neyin sevap neyin günah olduğunu belirleyen mabuttur. Videosunu izledim, bir küçük efendi geçerken teberruken kendisine uzatılan hurmayı ısırıp sahibine veriyor. Bunlar tazimin abartılısıdır, ifratıdır.
 
Efendiye hizmet ibadettir, hizmet etmeden mesafe alınamaz diyerek bu konuda muazzam bir hizmet edebiyatı geliştirdik. Oysa Rasûlullah bize hizmet edilmeyi değil, hizmet etmeyi öğretti.
 
Aile biriminin ferdi olarak kadının ve hane halkının babaya itaatini mutlak itaat sandık. O da bunu kabullendi. Müritlerin şeyhine itaatini de öyle bildik. Sonunda ne oldu? Meselenin şirazesi dağıldı ve kimse kimseyi saymaz oldu. Baba kızından su istediğinde bile kızın, ben babama su vermek zorunda mıyım, dediği bir noktaya geldik. Feminizmin de etkisiyle dindar sanılan gelinler bile, ben kayınvalideme hizmet etmek zorunda değilim diyebilir oldu. Oysa bu işin hukukunun yanında bir de ahlakı ve edebi vardı, ahlakın sanata dönüşmesi vardı. Oysa hayat müşterekti, yerine göre herkes herkese itaat etmek zorundaydı.
 
First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Cinsiyet -Dünyada mutluluk ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 Mezheplerden Yararlanma İmkanı ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Allah Kimsenin Yaptığını Yanına Koymaz ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 Tesettürü Ayağa Düşürmek ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Haydar ÖZTÜRK
 Tarih Bilinci ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Allah ve Ekolojik Denge ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Allah Hayatımıza Ne Kadar Müdahil? ...
............................................
 Üni. Öğretim Üyesi
 Dr.Cahit KARAALP
 Kur'an Ruhu ile Can Bulmak.. ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Müslüman gençler! Sevginizi nikâhla ispatl ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye TÜRKAN
 Amaç, Araç ve Semboller.. ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Su İçmenin ve Limon Suyunun İnsan Sağlığın ...
............................................
 

Enerji içeceklerinin fazla tüketimi çocuklar için tehlike kaynağı
26.02.2022

Bilim insanlarından "kahve" araştırması: Ömrü uzatıyor
25.02.2022

Nadir görülen genetik bir hastalık: Progeria
23.02.2022

Ölüm anında insan beyninde neler oluyor?
23.02.2022

Antibiyotikler Tedavi Özelliğini Kaybediyor
22.02.2022

Gereksiz Aspirin Mide ve Beyin Kanamsı Nedeni
20.02.2022

Her 100 Kişiden Birinde Çölyak var.
20.02.2022

Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike.
19.02.2022

Cilt Kreminde Civa Çıktı.
18.02.2022

Skandal ! Hamburgerde İnsan ve Fare DNA'sı bulundu.
15.02.2022

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.