SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 15 Kişi

Bugün 170 Kişi

Toplam Ziyaretçi 873219 Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Prof.Dr.İlahiyatçı
Yazar Hayreddin KARAMAN
 
 
 
Makale Tarihi :  15.05.2019
Arifler meclisinden Hz Mevlana ve İmam-ı Rabbanî Kaza ve Kader
Dün, mübahaseyi (araştırma ve tartışmayı) seven birisi bana bir süal sordu.
 
Dedi ki: "Küfre (kâfir olmaya) razı olmak küfürdür." Bunu Peygamber söyledi, onun söylediği söz de doğrudur, yerindedir. Sonra yine "Müslüman olan kişinin her türlü kazaya (Allah’ın kaza ve kaderine) razı olması lazımdır" buyurdu.
 
Kâfirlik ve münafıklık da Allah’ın kaza ve kaderiyle değil mi? Fakat buna razı olursak (ilk hadise göre) kötülük etmiş, (küfre rıza göstermiş) olmaz mıyız? Razı olmazsak da suç. Peki ikisinin arasında hangi çareye başvuralım?
 
Ona dedim ki: Bu küfür Allah’ın takdiri iledir; ama Allah’ın hükmüyle, Allah’ın emir ve rızasıyla değildir. Bu küfür yalnız kaza ve kaderin eserlerindendir.
 
Hocam Allah’ın kaza ve kaderini Allah’ın bilgisi olarak bil de şüphe ve tereddüdün kalmasın. Küfre de razıyız çünkü Allah’ın bilgisine muvafıktır, fakat bizim fenalığımızdan, bizim kötülüğümüzden meydana geldiğinden (bu bakımdan) ondan razı da değiliz. Küfür, Allah bilgisi olmak bakımından küfür değildir, Hakk’a kâfir deme, burada dur!
 
Küfür cahillikten meydana gelir; fakat küfrün takdiri Allah’ın bilgisidir Allah kâfirin kâfir olacağını ezelde bilir, bildiği gibi de zuhur eder. Rüya ve mülayimlik manasına gelen “hilm” ile sümük manasına gelen “hilm” nasıl bir olur (Şekilde ve sözdeki her benzerlik, mana ve mahiyette de benzerlik değildir). Çirkin resim ressamın çirkinliğini icab ettirmez ya; çirkini de yaptığına, yapabildiğine bir delil olur ancak. Hatta hem çirkin resmi hem güzel resmi yapabildiğinden ressamın, kuvvetli bir ressam olduğuna delildir.
 
Bu bahsi açar, düzüp koşarsam süal ve cevaplar uzar gider. Ben de aşk nüktesinin zevkini kaybederim. Allah’a hizmet başka bir şekle döner, maksat hidayet iken dalalet olur (yolun doğrusundan sapılır).
 
Saçı sakalı kır bir adam, iyi bir berberin önüne gider de, “Yiğidim, saçımdaki, sakalımdaki akları ayır, yol, bir yeni gelin aldım” der. Berber adamın sakalını dipten tıraş ederek kılları önüne kor da der ki: “Benim bir işim çıktı, sen ayırıver!”
 
İşte bunun gibi bu süal, şu da cevabı: Artık sen ayırıver! Din kaygısı bunlarla uğraşmaya vakit bırakmaz.
 
(Mesnevî, C.III, s. 81-82)
 
İmam-ı Rabbânî de Mektûbât’ının birinci cildinde (s. 458, 559) kaza, kader, kulun irade ve ihtiyarının fiiline (yapıp ettiklerine) tesiri konusunu ele almış uzunca ve doyurucu açıklamalar yapmıştır. Özetleyeyim:
 
Ebû Hanîfe, Ca’fer es-Sâdık hazretlerine soruyor:
 
-Ey Allah Resulü’nün evlâdı, Allah Teâlâ işi kullarına bırakmış mıdır?
 
-Allah rubûbiyyeti (Rab ve yaratıcı olmayı) kullarına bırakmaktan münezzehtir.
 
- Peki o zaman kulları yaptıklarına mecbur mu kılmıştır.?
 
-Allah Teâlâ kulları yaptıklarına mecbur kılıp sonra da niçin günah işlediniz diye azab etmez; Onun eşsiz adâleti buna imkan tanımaz.
 
-O zaman bu iş nasıl çözülecek?
 
-İkisi arasıdır, ne tamamen kullara bırakmıştır, ne mecbur etmiştir.
 
İmam-ı Rabbânî bu rivayeti naklettikten sonra Kelâm ilminin üslub ve yöntemini kullanarak konuya açıklık getiriyor. İmam Eş’arî’nin cebre yakın görüşünü reddediyor, İsferâyînî’nin “Allah’ın kudreti ile kulun kudreti kulun fiilinin aslında etkilidir”, Bakıllânî’nin “Kulun kudreti fiilin aslında değil, vasfında (iyi veya kötü olmasında) etkilidir” görüşlerini naklediyor ve kendisi “Kulun kudreti de hem aslında hem de vasfında etkilidir” görüşünü ileri sürüyor. Yani Allah ezelde kulun iyi ve kötüden hangisini tercih edeceğini biliyor ve buna göre yaratıyor, kul ise işte bu tercihi yaptığı ve kendisine verilen iradeyi ve gücü iki şıktan birine sarfettiği için “kesb” etmiş ve sorumlu oluyor.
 
İşte iki ârif, işte imanın önemli bir konusu hakkındaki açıklamaları.
 
 
First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Gazzâlî- Hakikati bilmenin yolu ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 Nedir bu ‘Müslümanlardan’ çektiğimiz? ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Gelenek İle Din Arasında Kalanlar ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 90’dan Önce 90’dan Sonra ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Ömer YILDIZ
 Cin İnancı ve Toplumdaki Yanlış Cin Tasavv ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Sinan ULU
 Dikkat! Türkiye Bir “Hukuk” Devletidir ...
............................................
 Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Kur’an’da ki Din mi Yoksa Rivayet Dini mi? ...
............................................
 Yazar
 Muhammed CELİL
 Müslümanlarda, Kimlik ve Aidiyet Sorunu ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Helal Et Arayanlara ! ...
............................................
 

Limonlu Suyun Sırrı !
03.01.2019

Kaybedilen Savaş BONZAİ !
03.01.2019

İŞTE ACI BİBERİN SAĞLIĞA FAYDALARI
03.01.2019

Psikolojinize zarar verdiği bilimsel olarak kanıtlanmış 6 gıda
17.08.2018

Çocuğunu seven okusun !
17.08.2018

Besin Alerjisi Olanlar İçin Yiyecekleri Test Eden Cihaz
17.08.2018

“Kırmızı et fiyatlarında sürekli artışın kök sebepleri ve Çözümler”
17.08.2018

1000’lerce yıl öteden gelen sağlık : ‘‘PROBİYOTİKLER’’
17.08.2018

İşte Her Gün Yumurta Yediğinizde…
17.08.2018

"Rize şekeri" üretimine başlanıyor..
17.08.2018

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
Copyright © 2010 Helal Gıda Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.