SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 18 Kişi

Bugün 77 Kişi

Toplam Ziyaretçi 1025862 Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Aile Danışmanı
Yazar Asiye TÜRKAN
 
 
 
Makale Tarihi :  01.03.2021
De ki; Yeryüzünü dolaşın!
“Yeryüzünü dolaşın!” yolculuk sırasında ibadetlerde kolaylık ve yolculara yardım fıkhi kaideleri de düşünerek Allah’ın muti kullarına bir emridir. Bizden önce nice güçlü nesillerin sağlam kayalar içini oyarak medeniyetler inşa ettiğini, onlara ve bizlere bahşedilmiş nimetleri görmek, ibret almak, hamdımızı yaratıcıya yapmak ve güvenimizi pekiştirip teslimiyetimizi arttırmamız içindir. Yaratılan her varlığın her ne kadar güçlü, kuvvetli, varlıklı, güzel olsa da ölümlü olduğunu, bütün yolculukların O’nda nihayet bulacağını anlamaktır.
 
Hayat kitabımız, bize yol gösteren, okuyup anlaşılmak ve eylem haline getirilmek için indirilen vahyin sayfaları arasında defalarca zikredilmiş olan gezme ve seyahat etme emri bir görevdir. Rabbimin indirdiği kitabı evlerimizde okuyabilirken, yarattığı kitabı yani kainatı okumak ancak bu emri yerine getirenlerin yapabileceği her birimizin malumudur. Yeryüzünü dolaşmak ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görmek ibret almak için değil midir?
 
 “Allah’a tevbe eden, kulluk eden, hamd eden, seyahat eden, boyun eğen, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah’ın yasalarını koruyan müminleri müjdele!” (Tevbe:112)
 

Doğum ve ölüm arası geçen ömrümüzde bizim hayatımıza kalite katan geçmişte yaşanılanları, söylenenleri, tecrübeleri alıp hayatımıza dahil etmek, keşfedilen Amerika’yı tekrar keşfetmek için ömrünü heba etmemektir. Yaşanılan bütün güzellikler alınıp kötülüklere de dikkat edilirse az zararla kurtulacağı akledip düşünenlerin yapabileceği erdemliliktir. Aksi takdirde aynı hazin sona uğramamak imkansızdır.

Geçmiş kavimlerden ders almayı elbette onların arkada bıraktıkları kalıntılara bakarak elde edebiliriz. Ne kadar bilgili,  düzenli, zengin, siyasi dehaları olsa da helak olmaya engel olmadığını görürüz. Vahyin ışığında okumalar yaptığımızda ise ortaya koydukları tutum ve davranışlarının sıkıntılı olduğunu müşahede edebiliriz. Aksi takdirde medeniyetlerini yüceltmekle ibret almadan oradan uzaklaşabiliriz.

Rabbimin dolaşın emrini ölümü ensemizde hissettiğimiz şu pandemi günlerinde, tedbirlerimizi alarak yaparken okumalarımın çok daha aktif olduğunu söyleyebilirim. Bir yandan içinde yaşadığım medeniyetin tutum ve davranışlarını sosyal medyada okuyup, direk bana gelen ve yazan danışanlarımla dört duvar arasında yaşanan acılara şahit olurken bir yandan da üzerinde gezdiğimiz milattan öncesini kapsayan kalıntılar üzerinde gördüklerim kendime dönüş yaptırmakta, tevbe mi arttırmakta, Rabbimin bana verdiği nimetleri şükrümü nasıl yapabilirim sorunu sordurmaktadır.   

Milat’tan önce 8. yüzyıldan kalma Patara antik kenti, Milattan önce 10. yüzyıl olarak tarihe geçen Aspendos, ancak kayıklarla ulaşılabilecek yerde olan “Batık şehir” olarak kayıt edilen Kekova adası sağlam kalesi, sular altında kalan kalıntılarının mavi berrak denizde gözükmesi ile evlerinin temelleri, işlemeli mermerden yapılmış mezarları, tersaneleri, meclis binaları, tiyatroları, stadyum, hamam, ibadethaneler, sağlam yapılı evler,  dükkanların içinde olduğu büyük medeniyetlerin yaşaması ibret aldırmakta, her canlının ölümlü olduğunu hatırlatmaktadır.

Görünen o ki, başucu eserimiz hayat kitabımız olan vahyi kendimizden önce helak olan, yerleri görmek, aklımızı başımıza almak, Rahman’ın sözünü işitmek için seyahat emrini vermiş, ibret almamızı istemiştir. Aksi takdirde hakikate karşı körleşebiliriz.

Rahman, Hac Sûresi 46. ayetinde şu şekilde buyurur; “Peki, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, orada olup biteni kalpleri kavrasın, kulakları işitsin? Ne var ki, onlardan kör olan gözler değil, kör olan göğüslerdeki kalplerdir.”

Bunun yanında ölümle burun buruna olduğumuz bir yandan terörle bir yandan kovid 19 ile diğer yandan acılarımıza yeni acılar katarak, fikirlerinden, yaşam heyecanlarından yararlandığımız öncülerin görevlerini yapıp tek tek aramızdan ayrılışları, bizi biraz daha düşündürmeli, gözlerimizi açmalı, kendi üzerimize düşen görevlerimizi hatırlatmalı, arkada hoş bir seda bıraktırma derdine düşündürmeli derim.

Siz ne dersiniz?Doğum ve ölüm arası geçen ömrümüzde bizim hayatımıza kalite katan geçmişte yaşanılanları, söylenenleri, tecrübeleri alıp hayatımıza dahil etmek, keşfedilen Amerika’yı tekrar keşfetmek için ömrünü heba etmemektir. Yaşanılan bütün güzellikler alınıp kötülüklere de dikkat edilirse az zararla kurtulacağı akledip düşünenlerin yapabileceği erdemliliktir. Aksi takdirde aynı hazin sona uğramamak imkansızdır.

Geçmiş kavimlerden ders almayı elbette onların arkada bıraktıkları kalıntılara bakarak elde edebiliriz. Ne kadar bilgili,  düzenli, zengin, siyasi dehaları olsa da helak olmaya engel olmadığını görürüz. Vahyin ışığında okumalar yaptığımızda ise ortaya koydukları tutum ve davranışlarının sıkıntılı olduğunu müşahede edebiliriz. Aksi takdirde medeniyetlerini yüceltmekle ibret almadan oradan uzaklaşabiliriz.

Rabbimin dolaşın emrini ölümü ensemizde hissettiğimiz şu pandemi günlerinde, tedbirlerimizi alarak yaparken okumalarımın çok daha aktif olduğunu söyleyebilirim. Bir yandan içinde yaşadığım medeniyetin tutum ve davranışlarını sosyal medyada okuyup, direk bana gelen ve yazan danışanlarımla dört duvar arasında yaşanan acılara şahit olurken bir yandan da üzerinde gezdiğimiz milattan öncesini kapsayan kalıntılar üzerinde gördüklerim kendime dönüş yaptırmakta, tevbe mi arttırmakta, Rabbimin bana verdiği nimetleri şükrümü nasıl yapabilirim sorunu sordurmaktadır.   

Milat’tan önce 8. yüzyıldan kalma Patara antik kenti, Milattan önce 10. yüzyıl olarak tarihe geçen Aspendos, ancak kayıklarla ulaşılabilecek yerde olan “Batık şehir” olarak kayıt edilen Kekova adası sağlam kalesi, sular altında kalan kalıntılarının mavi berrak denizde gözükmesi ile evlerinin temelleri, işlemeli mermerden yapılmış mezarları, tersaneleri, meclis binaları, tiyatroları, stadyum, hamam, ibadethaneler, sağlam yapılı evler,  dükkanların içinde olduğu büyük medeniyetlerin yaşaması ibret aldırmakta, her canlının ölümlü olduğunu hatırlatmaktadır.

Görünen o ki, başucu eserimiz hayat kitabımız olan vahyi kendimizden önce helak olan, yerleri görmek, aklımızı başımıza almak, Rahman’ın sözünü işitmek için seyahat emrini vermiş, ibret almamızı istemiştir. Aksi takdirde hakikate karşı körleşebiliriz.

Rahman, Hac Sûresi 46. ayetinde şu şekilde buyurur; “Peki, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, orada olup biteni kalpleri kavrasın, kulakları işitsin? Ne var ki, onlardan kör olan gözler değil, kör olan göğüslerdeki kalplerdir.”

Bunun yanında ölümle burun buruna olduğumuz bir yandan terörle bir yandan kovid 19 ile diğer yandan acılarımıza yeni acılar katarak, fikirlerinden, yaşam heyecanlarından yararlandığımız öncülerin görevlerini yapıp tek tek aramızdan ayrılışları, bizi biraz daha düşündürmeli, gözlerimizi açmalı, kendi üzerimize düşen görevlerimizi hatırlatmalı, arkada hoş bir seda bıraktırma derdine düşündürmeli derim.

Siz ne dersiniz?

 

 

First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 İslâmî finans konusunda iki önemli eser ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 İsrafı ancak mümin bir bilinç önleyebilir ...
............................................
 Prof.Dr
 Ali BARDAKOĞLU
 İnancımızla ilgili Uyarılar ! ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Kur’an’da Resulün İzini Sürmek ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 İslâm’ı Seçmek Ya da Masallara İnanmak ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Ömer YILDIZ
 Aslında Hepimiz Biraz Şamanist Biraz Müslü ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 İslam’ı Temsil Yeteneğini Kaybeden Müslüma ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 “Beyinsizlerin (süfeha) İman Ettiği Gibi m ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Ramazan Cennete Hazırlıktır.. ...
............................................
 Yazar
 Elif COŞKUN
 Cennet'teki Mutsuzluk... Cehennem'deki Huz ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye TÜRKAN
 Korkular, niyetleri deşifre eder... ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Ramazan ve Duyarlı Müslüman ...
............................................
 

Sakın tavukları öpmeyin!
04.01.2021

Kalıcı kilo verdiren mucize yiyecek; kuru baklagiller
05.01.2021

Fas?ta toplu arı ölümlerine karşı savaş
05.01.2021

Acı biber'in 14 faydası
05.01.2021

2030 Yılında Dünyanın Yarısı Obez Olacak
05.01.2021

Hamburger 1 saat içinde vücudunuza nasıl zarar veriyor ?
05.01.2021

Tavuk Kanser'e sebeb oluyor !
05.01.2021

Obezite Türkiyeyi de Tehdit Ediyor.
05.01.2021

Islak Mendil Gerçeği.
05.01.2021

Tavuk Etinde Hastalık Yapan Bakteri Uyarısı.
05.01.2021

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.