SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 6 Kişi

Bugün 251 Kişi

Toplam Ziyaret 1.210.440  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Yönetim Kurulu Başk.
Yazar Selahaddin ALIÇ
 
 
 
Makale Tarihi :  1.03.2026
Günah'ı Ödüllendirmek !!
Günümüzde her şeyin süratle bozulduğu bir dönemi üzülerek yaşamaktayız. Aslında bozulan zıvanadan çıkan şeyler öncelikle gıdalardaki üretimi takip eden tüm endüstriyel  gıdalardaki kimyasalların  bulunması, ekmekten ,suya-etten-patatese-sebzelere  vs. varıncaya kadar süratle değişim ve bozulmalar canımıza  ,hayatımıza kast ederken, bunlar yetmiyormuş gibi, birde ahlaki çözülmeler ve bozulmalar toplumumuzu ve geleceğimizi daha çok tehlikeye attığına da şahit oluyoruz. 
 
Her gün televizyon  ekranlarından arz edilen ve toplumun beynine zerk edilen edep ve hayasızlıklarını güle oynaya arz edenlerden oluşumu ve bunlarında mükafatlandırılması bizler derin derin düşündürmekte. Demek ki her günah ve rezalet günümüzde mükafatlandırılmakta.(!). Nasıl mı? Yolda ,karşılaştığı erkeğe veya bayana asılıp sözde aşık olduğunu söyleyenlerin, daha sonraları gizli/açık bir araya gelerek cinsel ve fiziksel hayatlarını gizli veya açık yaşayanlar, daha sonraları karşılaştıkları problemlerini TV ekranlarında tüm insanlarla paylaşarak yırtılmış ve kaybolmuş hayalarının eseri olarak paylaşmaktadırlar. 
 
Bu beraberliğin evli ve bekarlar arasında oluşması yanında Allah ‘tan korkmaz , kuldan utanmaz evli ve hamile olduğu halde erkeğinde  evli/bekar yuvası ve çocukları olduğu halde  bir anlık şeytani duygulara kapılarak yuvalarını yıkanların olması toplumun gider ayak çözüldüğü ve bozulduğunun işaretidir. Yaşca fizîken belki de inanç uygunlukları bulunmayanlar ,bir araya gelerek -cinsel yaşamlarını -açık veya gizli devam ettirmeleri sonucunda  karşılaştıkları her çeşit zorlukların çözümü için TV ekranların da boy göstererek  yardımlar toplamaya çalışmaktadırlar.
 
 Bu kişilere  yardım sever olan kişilerin de amacı sevap kazanmak mı ? Yoksa toplumun takdir ve beğenisini mi kazanmak ?  Her nedense bu gibi günahkar ve yüzsüz kişilere ev ve para gibi çeşitli yardımlarda bulunuyorlar.  Bu yardımlar  sanki  ‘’GÜNAHLARIN ÖDÜLLENDİRİLMESİ’’ anlamını taşımaktadır. Unutmayalım ki Allah (c.c  ) indinde makbul olan yardımlar , gene Allah’ın (c.c  ) istediği ve Resulü’nün (s.a.s. ) gösterdiği yol ve usullerle yapılmadığı sürece geçerli ve ulumlu olduğu iddia edilebilir mi? Bağış yapılan kişilerin özelikleri ve yaptıkları işler her nedense hiç dikkate alınmıyor. Acaba  yardım yapılacak kişiler bunu hak ediyorlar mı? Öncelikle söz konusu bu çiftler Yüce Allah’ın (c.c ) emirlerine uyuyorlar mı? Bir araya gelmeden önce  dini nikah yapılmadan ,birlikte olmaları, hatta utanmadan hamile olduğunu bağıra bağıra haykıran ve  reklam edilen bu rezaletten sonra yapılması düşünülen  resmi nikahına annesini   davet eden bu hayasızlara, annenin nikahlarına katılmayacağını ifade etmesi bence onurlu bir davranıştır. Bunlara insani duygularla maddi destek verenler, bir an için yapacağı yardımın Allah (c.c. ) indinde değerinin ne olacağını hiç mi düşünmezler?
 
  Bu kişiler gibi, modaya  uyarak sırada bekleyen diğer günahkar ve hayasız kişilerde,  açılan bu yardım ve reklam kapısından girmek için sıraya gireceklerdir. Toplumumuzu ahlaken bozan  bu TV programlarına da Diyanet işleri başkanlığından – RTÜK -Aile bakanlığından-Gençlik ve spor bakanlığından, S.T.K dan neden hiç tepki geldiğini basında görmüyoruz. 
 
Acaba bu davranışlarının sebebini topluma açıklayabilirler mi? Unutmayalım ki bu  ahlaksızlık virüsü her gün daha da artmakta topluluğumuzu AIDS hastalığı gibi sarmaktadır. Bu ülkede yaşayan hiçbir kimse kendini bu işten sorumsuz addedemez ,çünkü hepimiz bu gemide yaşadığımız gibi Allah’a (c.c.) karşı birden çok sorumluluğumuz vardır. Unutmayalım ki Müslümanlar/müslim ve müslimeler ne zaman ’’EMR-İ Bİ’L MA’RUF VE NEHY-İ ANİL MÜNKERİ‘’ terk etmişlerse de Allah’ın(c.c. ) Sünnetullah’ı yani Âdetullah’ı ergeç tahakkuk etmiş ve neme lazımcı vurdum duymazlara azap gelmiştir.
 
Toplumumuz dikkat edilirse her geçen gün İslâm ahlâkının asıl kaynağı Kur’an ve onun ışığında oluşan sünnetten uzaklaşmaktadır.
 
Bu  âlemin yegâne mükellef ve sorumlu varlığı olarak insanı tanıyan Kur’ân-ı Kerîm, bu sebeple onun ahlâkî mahiyeti konusuna özel bir önem vermiştir.  
 
“Allah insan nefsine kötülüğüde /iyiliğide  da ilham etmiş”, yani ona iyilik ve kötülüğün kaynakları olan kabiliyetleri birlikte vermiştir. Dolayısıyla “nefsini temiz tutan kurtuluşa ermiş, onu kirletense hüsrana uğramıştır” (eş-Şems 91/9-10). 
 
‘’İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.’’
 
Allah, “Şükrederseniz -nimetlerimi- arttırırım” (İbrâhîm 14/7);
 
‘’Hani rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size (nimetimi) daha çok vereceğim, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek şiddetlidir!’’ diye bildirmişti.
 
 Geçmişte birçok eski milletlerin yıkılışlarında ahlâkî bozulma ve çöküntünün önemli ölçüde rol oynadığını ,haber veren âyetler Kur’ân-ı kerîm’de pek çok yerde insanların dikkatine sunulmuştur. Bununla birlikte, ahlâk prensiplerine aykırı davranışların doğurduğu bu tür tabii ve fizikî zararlar, sosyal ve mânevî sıkıntılar, İslâm’da kabul edilemez sorumluluklardandır. Bu nedenle olaylara bigane/tarafsız kalmak  kişiyi/kişileri sorumluluktan kurtarmaz. Resulullah (s.a.s ) “Bir insan iyilik yaptığında sevinç, kötülük yaptığında üzüntü duyabiliyorsa artık o gerçekten mü’min dir” (Müsned, V, 251) buyurmuş. Yaratılışımız nedeni ile vicdan duygusu insanın  kötülük yapması halinde kınadığı gibi ,bazen de  kaskatı kesilmiş kalp haline dönüşerek kötülük karşısında duyarlılığını kaybetmiş bir duruma da gelebiliriz. Kur’an ve Sünnet de Allah’ı en yüksek derecede sevmek O’nun hoşnutluğuna lâyık olmak ve O’ndan hoşnut olmak temel ahlâkî prensip  olarak kabul edilmiş, doğru inanç ve temiz yaşayışın en yüksek gayesinin Allah(c.c.)’ın  rızâsı olduğu defaatlerce vurgulanmıştır. 
 
İslâm ahlâkının yapısı, onun sadece bir kitle ahlâkı veya sadece bir seçkinler ahlâkı olmadığı, aksine maddî, zihnî ve psikolojik bakımlardan her seviyedeki insanın kaygılarını ve beklentilerini dikkate alan, bununla birlikte ona, içinde bulunduğu durumdan daha ideal olana doğru yükselme imkânı sağlayan kapsamlı ve uyumlu bir ahlâk olduğunu gösterir. Bütün Müslümanlar (müslim ve müslimeler)  Kur’an’ın emrine uyarak hayatlarını Resulullah’ın (s.a.s.) getirdiğine ve öğrettiklerine  göre düzenlemenin gerektiğine inanmış insanlardır. Dolayısıyla hayatlarını ve çevrelerini, toplumu  bu mihvalde oluşturmak mecburiyetindelerdir.. Yirminci yüz yılın başlarından itibaren ortaya çıkan yeni durumlar karşısında az çok farklı ahlâk anlayışları doğmakla birlikte, temelini Kur’an’dan alan ve Resulullah (s.a.s) ile ashabın hayatlarında şekillenmiş olan  İslâm ahlâkına bağlılığı ilke edinen anlayış da varlığını, maalesef günümüze kadar devam ettirememiş olup, yerini ‘’geleneksel islam ‘’ denilen uygulamarla geçerliliğini değiştirmiştir. 
 
Toplum olarak günahlardan kaçınmanın yanında her türlü günah ve olumsuzluklara karşı imkanlarımızı zorlayarakta olsa ,elimizle-dilimizle-kalbimizle mani olmaya çalışmak her Müslüman/(müslim/müslime )için farz-ı kifâye değil bilakis  farz-ı ayındır, diye düşünüyorum. Kalın sağlıcakla.
 
‘’İlmin Sahibi Yüce Allah’a Hamdolsun’’
First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Kin ve cehalet ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Ramazan’da kadınlar özel durumlarından dol ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Haydar ÖZTÜRK
 Unutanlar Unutulur ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Allah’ı Gündemine Almak Ya da Allah’ın Gü ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Ramazan Geldi Din’de Kampanyalar Başladı! ...
............................................
 Üni. Öğretim Üyesi
 Dr.Cahit KARAALP
 Tüm Peygamberlerin Ortak Mesleği "İnsan Ye ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Ahir Zamanda Oruç Tutmak ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye Tanrıöver TÜRKAN
 Göz Aydınlığı Eşler ve Evlatlar ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Günah'ı Ödüllendirmek !! ...
............................................
 

Enerji içeceklerinin fazla tüketimi çocuklar için tehlike kaynağı
26.02.2022

Bilim insanlarından "kahve" araştırması: Ömrü uzatıyor
25.02.2022

Nadir görülen genetik bir hastalık: Progeria
23.02.2022

Ölüm anında insan beyninde neler oluyor?
23.02.2022

Antibiyotikler Tedavi Özelliğini Kaybediyor
22.02.2022

Gereksiz Aspirin Mide ve Beyin Kanamsı Nedeni
20.02.2022

Her 100 Kişiden Birinde Çölyak var.
20.02.2022

Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike.
19.02.2022

Cilt Kreminde Civa Çıktı.
18.02.2022

Skandal ! Hamburgerde İnsan ve Fare DNA'sı bulundu.
15.02.2022

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.