SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 5 Kişi

Bugün 359 Kişi

Toplam Ziyaret 1.053.056  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Prof.Dr.İlahiyatçı
Yazar Hayreddin KARAMAN
 
 
 
Makale Tarihi :  1.07.2021
İnanmayanların yaklaşımları
Bir dine veya hak din İslam’a inanmayanlar olduğu gibi bir dine inanıp diğerlerine düşman olanlar, onları yok etmek, yeryüzünden silmek için çabalayanlar da var.
 
Bu sonuncusunu bir başka yazıya bırakalım.
 
İçinde İslam’ın da bulunduğu hak ve batıl hiçbir dine inanmayanlar içinde dine iman edenlere hasretle bakan, onların içinde yaşadıkları huzura imrenen, “keşke ben de iman edebilsem” diye iç çekenler eksik değil, Allah onlara hidayet lütfeylesin!
 
Kendi bir dine inanmamış, ama -bu da bir inanç olan- haliyle yetinmeyip iman edenlere yukarıdan bakan, onları geri zekâlı veya düşünme kabiliyetini kullanmayan insanlar olarak kabul eden, sözde uyaran ve dinlerin niçin belli bir süre sonra, iman edenleri kalmayacağı için yeryüzünden kalkacağını iddia eden, bunun için de kendince argümanlar peydahlayan insanlar var.
 
Geçende kısa bir yazı geldi mesaj olarak, bunu yazan kişi bu sonuncu kategoriye giriyor.
 
Dikkatimi çeken husus ise, “Dinler bitti artık…” diye başlayıp devam eden mesajına, başka dinlerden, az çok iddiasını destekleyecek uydurulmuş saçmalıklardan örnekler vermek yerine hemen İslam’a geçerek bütün örneklerini ondan seçmiş olması.
 
İşte bu davranışı bende, onun, dine inanmayanlardan ziyade İslam’a düşman olanlar arasında olduğu, “dinler” diyerek bu hal ve maksadını örtmeye çalıştığı şüphesi uyandırdı.
 
Her neyse.
 
Önce “bütün dinler bakımından bir bitiş tarihi öngörmek mümkün mü, daha doğrusu böyle bir kehanetin doğru çıkması mümkün mü ?” sorusuna bakalım.
 
İddiaya göre dinleri ne ortadan kaldıracak?
 
Aklın/bilimin ilerlemesi.
 
Buna verilebilecek çok cevap vardır ve farklı bilim dallarıyla meşgul olanlar bunu yapmışlardır, yine de yapacaklardır.
 
Ben derim ki,
 
İnsanlar dine, bilim onları imana götürdüğü için mi iman ettiler?
 
Böyle kabul edenler, bu başlıkta yazılar ve kitaplar yazanlar var. Ama benim gördüğüm, okuduğum şudur: Felsefe ve bilim, insanı dine de dinsizliğe de götürüyor. O son noktaya gelindiğinde bizim “hidayet” dediğimiz durum/saik devreye giriyor. Hidayette iki amil var: Biri Allah’ın yardımı, diğeri kulun iradesi ve tercihi.
 
İnsan bir kere iman ettikten sonra, bir karınca, bir arı, bir çiçek… hasılı kendisi ve başka her şeyi düşündükçe, varlıkların mahiyet ve niteliklerini öğrendikçe imanı güçlenir; bu noktadan sonra bilim imanı yok etmez, aksine güçlendirir. İslam’ın yumuşak karnı gibi geçmişten beri defalarca propaganda malzemesi yapılan birkaç konuda ise İslam âlimleri ikna edici açıklamalar ve yorumlar yaparlar; bunlar Müslümanların imanına zarar vermez.
 
Bilimin alanı kabaca gözlem ve deneydir. Gözlem ve deney alanına girmeyen bir şeye bilim var da diyemez, yok da diyemez. Ama dediğim gibi, insan, aklını ve iradesini kullanarak bir kere iman ettikten sonra bilimin verileri Allah’a ve dine olan imanı güçlendirir, destekler. İman etmeyenler de yine bilimden destek arayıp bulmaya çalışırlar.
 
İşte bu gerçeğin elle tutulur, gözle görülü delili eskiden beri birçok bilim adamı ve filozofun Allah’a ve dine iman etmiş olması, birçoğunun da iman etmemiş olmasıdır.
 
Auguste Compte (Öl. 1857) üç hal kanunu diye bilinen “kehanetinde” insanların hakikat bilgisine ulaşmak için üç aşamadan geçtiklerini, bunların teolojik (din), metafizik ve pozitif (bilim) aşamaları olduğunu, ilk ikisinin çağının geçtiğini, artık insanlığa aklın ve bilimin rehberlik edeceğini ileri sürüyordu.
 
Ondan yaklaşık yüz yıl sonra Henry C. Link, “Dine Dönüş” diye Türkçe’ye çevrilen ve bir zamanlar çok okunan kitabında, giderek dinlerin ortadan kalkmasından değil, başta ABD olmak üzere genellikle bir dine dönüş vakıasından söz ediyordu.
 
Tolga Taymaz imzasıyla çevrilen ve Dergah’ın yayınladığı (2006) bu kitabın tanıtımında konumuzla ilgili önemli tespitler var:
 
“XX. yüzyılın ikinci yarısında Batı dünyasında en son, modern krizin, liberalizmin, kapitalizmin, komünizmin, sosyalizmin ve diğer fikrî hareketlerin getirdiği aşkın olana herhangi bir değer yükleme, hayatın her alanında maddî referansları aramanın bir neticesi olarak ruhî bir çöküntünün içinden kurtulma arayışına girdi. İktisadî ve her türlü güvenlik çabaları, sosyal ve bireysel hazcılık, artık bir çıkmazın işareti olarak algılanmaktaydı. Kitleler söz konusu ruhî çöküşün içinde bocalamakta, bu durum hayatın her alanında kendini hissettirmekte ve içerisinde toplum hayatı için ciddî tehditler barındırmaktaydı. Aynı şekilde insan zihnini haksız bir şekilde işgal eden modern hurafe ve mitolojik unsurlarında (astroloji, falcılık vb.) insana bir tatminsizlik getirdiği ve bunun akabinde dinin yeniden canlandığını görmek mümkündür. Batı dünyasında dine dönüşün mahiyeti hakkında birçok çalışma yapılmıştır. Elimizdeki kitap dine dönüşün psikolojik nedenleri, temelleri ve gerekçeleri hakkında Amerika’da yapılan ve bir zamanlar insanların el kitabı olarak kullanabileceği seviyeye yükselen, mükerrer baskıları hemen tükenen bir kitap olmuştur. Batı dünyasının karşılaştığı meseleler ve modernizmin içindeki krizi de göz önüne aldığımızda kitabın Batı dünyasında, bilhassa ABD’de güncelliğini koruduğunu söyleyebiliriz. Kitap dine dönüş konusunda bireysel müşahedelerden oluşan bir anı kitabı olarak duruyor olmasına rağmen, birçok açıdan Batı dünyasındaki insanların yeniden inşa etmeye başladığı ve takip ettiği yolu göstermesi yönünden evrensel bir sorun etrafında algılanması önem taşımaktadır.”
 
Bir başka araştırmanın da sonuç bölümünde şu tespit yer almaktadır:
 
“Tüm bu psikolojik, nörolojik, tarihsel, kültürel ve lojistik nedenlerden dolayı uzmanlar dinin ortadan kalkmayacağı tahmininde bulunuyor. İster korku, ister sevgi kaynaklı olsun din kendi devamını sağlamada oldukça başarılı görünüyor.”
 
Biz Müslümanlar, dinimizin ve diğer dinler ile inançsızlığın hep var olacağına inanırız. Müslüman olmayanları en uygun yöntemle İslam’a davet ederiz. Müslüman olmayanların boynuna kılıç dayamayız. Bize zarar vermeden ve vazifemize engel olmadan yaşamaları için tedbir alırız.
First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Ölmeden önce ölenin derdi ne olur? ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 Her konuda hakikati kimse tek başına bulam ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Kur’an’a göre akletmek nedir? ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 Görmezden Gelinen Âyet: Ahzâb 21 ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Ömer YILDIZ
 İnfak ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Tâğutu İnkâr Et ki Müslüman Olasın ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Rivayetin Gölgelediği Resulüllah! ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Enes TARIM
 İslâmî Çöküş ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Müslüman şahsiyetin tatil prensipleri ...
............................................
 Yönetim Kurulu Üyesi
 Veysel GİLEY
 Doping Helal mi ? ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Buğday ve Guluten ...
............................................
 

Sakın tavukları öpmeyin!
04.01.2021

Kalıcı kilo verdiren mucize yiyecek; kuru baklagiller
05.01.2021

Fas?ta toplu arı ölümlerine karşı savaş
05.01.2021

Acı biber'in 14 faydası
05.01.2021

2030 Yılında Dünyanın Yarısı Obez Olacak
05.01.2021

Hamburger 1 saat içinde vücudunuza nasıl zarar veriyor ?
05.01.2021

Tavuk Kanser'e sebeb oluyor !
05.01.2021

Obezite Türkiyeyi de Tehdit Ediyor.
05.01.2021

Islak Mendil Gerçeği.
05.01.2021

Tavuk Etinde Hastalık Yapan Bakteri Uyarısı.
05.01.2021

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.