SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 6 Kişi

Bugün 364 Kişi

Toplam Ziyaret 1.145.066  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Prof.Dr.İlahiyatçı
Yazar Hayreddin KARAMAN
 
 
 
Makale Tarihi :  1.08.2022
Cinsiyet -Dünyada mutluluk

Soru

Çift cinsiyetli yaratılanları ve doğuştan eşcinselliği neyle açıklayacağız? Kur’ân’da, “Biz erkek ve dişi yarattık” diyor.

Cevap

Allah Teâlâ insanı erkek ve dişi yaratmıştır. Üreme ve yaşama bakımından da her birinin karşı cins ile evlenip aile olmaları -sayı bakımından- mümkün ve yeterli olmaktadır, bir denge vardır.

Çift cinsiyetli olanların çoğunda biri daha güçlüdür, ona göre tasnife girer, erkek veya kadın kabul edilir ve ona göre hayatını sürdürür. Biyolojik olarak eşit veya belirsiz olanlar ise milyarlar içinde oldukça azdır, istisnaidir; bunlar mümkün ise tedavi edilir, değilse diğer özürlüler gibi yaşarlar, kulca sabrederler, dünya hayatında ebedî mutluluğu kazanmaları için bu durum avantaj da olabilir.

Çift cinsiyetlilik Allah’ın yaratmasındaki düzenin, kulları tarafından çeşitli fiillerle bozulması ve bunun kalıtım kanunlarına göre aşağıdaki nesillerde az da olsa görülmesinden ibarettir.

Hâsılı Allah bir erkek bir dişi yarattım diyor ve öyle de yapmıştır, çift cinsiyetli olan insanı da üreme kuralları çerçevesinde yaratan Allah’tır; ama o, üçüncü bir cins değildir, bir cinsin çeşitli sebeplerle arızlanmışıdır.

Eşcinsellik konusunda yıllardır ve bütün dünyada yapılan araştırmalar bir kütüphane oluşturur. “Doğuştandır, doğuştan değildir” şeklindeki iki karşıt tez, taraflarınca savunulmaktadır.

Benim tatmin olduğum ilmî açıklamalara göre eşcinsellik doğuştan (Allah’ın böyle yaratması sonucu) değildir.

Bu konuda gazetemizde 28 Haziran’da başlayıp birkaç yazılık devam eden önemli bir yayın oldu. Oradan kısa bir kısmını aktarayım:

Eşcinsellik doğuştandır yalanı nasıl ortaya çıktı?

Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada başta çocuk ve gençler olmak üzere toplumlar, LGBT aktivizminin propagandasına maruz kalıyor. Verilere göre eşcinsel eğilime sahip insan sayısında ciddi bir artış söz konusu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Prof. Dr. Zeki Bayraktar, Dr. Mustafa Merter, Prof. Dr. Sefa Saygılı, Prof. Dr. Ahmet Akın ve Dr. Şöhret Karaduman, eşcinselliğin toplumların ikna edilmeye çalışıldığı gibi doğuştan olduğunu değil, sonradan meydana geldiğini ve eşcinsellik geninin olmadığını açıkladı.

Eşcinsellik doğuştan mı gelir, sonradan mı ortaya çıkar?

“EŞCİNSELLİK DOĞUŞTAN DEĞİLDİR”

Prof. Dr. Zeki Bayraktar: Eşcinselliğin genetik olduğuna, doğuştan olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Aksine, bunun böyle olmadığına dair kanıtlar vardır. 1970’li yıllardan itibaren birçok kanıt vardır, fakat en son 2019 yılında bu konuda yapılmış en kapsamlı yayın Science Dergisi’nde yayınlandı. Amerika, İngiltere ve Kanadalı bilim adamları öncülüğünde yaklaşık 500 bin kişinin genetik verileri ve cinsel yönelimleri incelendi ve şu sonuç ortaya çıktı. Diyor ki: “Eşcinsellik geni diye bir şey yoktur. Genetik faktörler cinsel yönelimler ve cinsel davranışlarda belirleyici değildir. Çok minimal bir etkileri vardır, %1’lik bir nüfusta bazı etkiler var ama o %1’lik nüfusta bile etkili olamıyor.”

Soru

İslâm, dünya ve ahiret mutluluğu vermeyi sağlar iddiası, dünyada çektiğin dert mutsuzluk, ahiretin mutluluk kaynağı olması gibi ifadeler çelişki değil midir?

Cevap

İslâm, dünyada ve ahirette herkesi mutlu edeceğini vadetmiyor. Dünyada Allah’ın iyi kulları da, çeşitli sebepler ve hikmetler dairesinde sıkıntılar yaşarlar; ama sabrederler, kulluklarını zedelemezler ve ahiret mutluluğunu kazanırlar. Dünyada dine uymadan veya dinsiz yaşayanlar kendi mutluluk anlayışlarına göre mutlu da olabilirler, mutsuzluklar ve sıkıntılar da yaşayabilirler. İslâm’ın dediği budur, yaşanan da budur, çelişki yoktur.

Soru

İslâm, ertelenmiş mutlulukların dini midir? Dünyamızı cehenneme çevirmiş midir? Milyarlarca gelmiş ve şu an yaşayan Müslümanlardan hiçbirinin duası kabul olmadı mı? “Müslümanları kurtar!” duasına hiç cevap verilmedi mi? Her Müslüman kötü müydü ki, dualar kabul olmaz, acılar devam edip gider?

Cevap

Bu soruların içerdiği hükümler isabetli değil: İslâm, mensubunu her durumda mutlu eder, sevinçli zamanında şükreder, sıkıntılı zamanında sabreder, isyan etmez, “Neden ben?” demez, “Vardır bunda da bir hikmet veya kusurum” der, iman ettiği ve sevdiği Allah’tan af, rahmet ve rahatlık lütfetmesini bekler. Müminin dünyası asla cehenneme çevrilmiş değildir; iki hasta ziyaret edin, biri imanlı, diğeri imansız olsun, o zaman kimin dünyasının cehennem olduğunu anlarsınız.

Hem bireylerin hem de toplumun dertleri, sıkıntıları için yapılmış sayısız duanın müspet sonucu görülmüştür, görülmektedir. Duanın kendisi bir ibadettir, mümin dua ederken Rabbine en yakın durumdadır. İstediği sonuç hâsıl olmamış ise şöyle düşünmek doğru olur: Ya olmayışı başkalarıyla ilgili (onların isteme ve yapmalarına bağlı) olup onlar hür iradeleriyle istememişlerdir; bu durumda Allah birinin hatırı için diğerine baskı yaparsa bu defa onun duasını kabul etmemiş, ona irade hürriyeti tanımamış olur veya kul, aynı zamanda hakkında hayırlı olanı istemektedir ve istediği onun hakkında hayırlı değildir…

First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Allah’ın hükmü ve tefrikanın sebebi ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 Hukuk, ahlak ve ibadet üçgeninde dinde zor ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Önce Anlamak, Sonra Anlamlandırmak… ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 Sâbit Din, Sâbiteli Şeriat ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Haydar ÖZTÜRK
 Peygamber Tasavvurumuzu Kur’an Belirlemeli ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Siz Sizleri Kuran İle Uyaranları Sevmiyors ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Aç değil, Gözü Açız ...
............................................
 Üni. Öğretim Üyesi
 Dr.Cahit KARAALP
 Zülkarneyn'in Üç Yolculuğu ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 İyiliğe ve Cömertliğe İlk Önce Evlerimizde ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye TÜRKAN
 Ölümden Gayrı Ne Varsa Teferruattır ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Natamisin Nedir ? ...
............................................
 

Enerji içeceklerinin fazla tüketimi çocuklar için tehlike kaynağı
26.02.2022

Bilim insanlarından "kahve" araştırması: Ömrü uzatıyor
25.02.2022

Nadir görülen genetik bir hastalık: Progeria
23.02.2022

Ölüm anında insan beyninde neler oluyor?
23.02.2022

Antibiyotikler Tedavi Özelliğini Kaybediyor
22.02.2022

Gereksiz Aspirin Mide ve Beyin Kanamsı Nedeni
20.02.2022

Her 100 Kişiden Birinde Çölyak var.
20.02.2022

Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike.
19.02.2022

Cilt Kreminde Civa Çıktı.
18.02.2022

Skandal ! Hamburgerde İnsan ve Fare DNA'sı bulundu.
15.02.2022

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.