SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 4 Kişi

Bugün 251 Kişi

Toplam Ziyaret 1.210.440  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Araştırmacı-Yazar
Yazar Hüseyin BÜLBÜL
 
 
 
Makale Tarihi :  15.01.2026
Nuh tufanı olayı küresel mi bölgesel midir?

SORU: Nuh Tûfanı tüm dünyayı mı kapsadı yoksa sadece ilgili kavmin üzerinde mi gerçekleşti?

          CEVAP: Nuh tufanı olarak bilinen olayın bölgesel mi yoksa küresel mi olduğu ile ilgili açık bir ifade  yoktur. Konuya  “Sünnetullah”  çerçevesinden bakmanın doğru olacağını düşünüyoruz. Bu konudaki ilahi yasa şudur:

“Hiçbir kasaba halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.” (26/208)

“Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.” (28/59)

Burada iki ihtimal var. Birinci ihtimal Nuh (as) ın yaşadığı dönemde insanlık sadece Nuh (as)’ın  içinde bulunduğu kavimden ibaret olduğu düşünülebilir.  Onlara da  gerekli tebliğ  uzunca bir dönem  yapılmasına rağmen kabul etmedikleri için (66/10), (11/45) Çaresiz kalan  Nuh (as) da Rabbine şöyle  dua  etmiştir:

“… Onlar kulumuz Nuh’u yalanlayarak «Bu adam delidir» dediler, onu görevinden alıkoydular.

“Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı.” (54/9-10)

“Nuh: «Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!»

“Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar.” (71/26-27)

Bu temenniden  sonra tufan gerçekleşmiş ve iman etmeyenlerin hepsi suda boğulmuşlardır. İman eden  topluluk da  Nuh (as) ile gemiye binerek  kurtulmuşlardır.

“İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem’in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail’in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.” (19/58) buyurulan bir nesil  olarak devam etmişlerdir.

İkinci ihtimal ise, Nuh (as) ‘a muhatap olan kavmin dışında da insanların olduğu ihtimalidir. Yine sünnetullahın  sonucu  olarak tüm kavimlere uygulandığı gibi peygamberlerin davetine muhatap olup da kabul etmeyenler cezalandırılırken; henüz davet kendilerine  ulaşmayan  toplumlara ise mühlet verilerek bu azaptan uzak tutulmuş olmaları ihtimalidir. Çünkü Allah:

“Hiçbir kasaba halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.” (26/208) buyurmaktadır.  Ayrıca Nuh (as)dan sonra da bu sünnetin devam ettiğini görüyoruz:

“Nuh’tan sonraki nesillerden nicelerini helâk ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir.” (17/17)

“Rabbin, kasabaların halkı ıslah olmuşken, haksız yere onları yok etmez.” (11/117)

Bu  ve benzeri ayetlere bakarak peygamber gönderilmeyen ve helaki hak edecek seviyede bir sapıklığa da bulaşmayan toplumlara Allah mühlet vermiştir. Örneğin: Lut kavmini, Âd ve Semut  kavimlerini helak ederken helak sadece bu kavimlerin iman etmeyenleriyle sınırlı kalmıştır. Örneğin Medyen de Şuayb (as) ‘ın kavmi helâk edilirken , Mısırda hüküm süren Firavunlara  mühlet verilmiştir.

Şuayb (as)  milletine şöyle dedi: “Ey Milletim! Bana karşı gelmeniz, Nuh milletine veya Hud milletine yahut da Salih milletine gelen felaketin bir benzerini, sakın başınıza getirmesin. Lut milleti sizden uzak değildir.” (11/89)

“Buyruğumuz gelince, Şuayb’ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Haksızlık yapanları bir çığlık yakaladı, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.” (11/94)

Allah Taala’nın toplumlara uygulamış olduğu bu sünnetinin gereği olarak, Nuh (as)’ın kavmine gönderilen tufanın da  bu kavimle sınırlı olduğunu anlamak mümkündür. Ancak  o günün dünyasında diğer  coğrafyalarda  da insan unsurunun olup olmadığı bilgisine sahip değiliz. Eğer o gün yaşayan insan nesli sadece Nuh (as)’ın bulunduğu kavimden ibaret idiyse Nuh (as)’a ikinci adem denilmesi tezi doğruluk kazanır.

First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Özü Eleştirmek.. ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Nuh tufanı olayı küresel mi bölgesel midir ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Haydar ÖZTÜRK
 Salat’ın Namaz Anlamı Üzerine ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Bu İş Sadece “Peygambere Selatü Selam Okum ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Hayat Geriye Doğru Adım Atmaz ...
............................................
 Üni. Öğretim Üyesi
 Dr.Cahit KARAALP
 Çağa Çığ Düştü ! ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Dava adamının aile hayatı ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye Tanrıöver TÜRKAN
 Evlerinizi Kıblegâh Edinin ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Sağlıklı Beslenme için Kara Üzümü Çekirde ...
............................................
 

Enerji içeceklerinin fazla tüketimi çocuklar için tehlike kaynağı
26.02.2022

Bilim insanlarından "kahve" araştırması: Ömrü uzatıyor
25.02.2022

Nadir görülen genetik bir hastalık: Progeria
23.02.2022

Ölüm anında insan beyninde neler oluyor?
23.02.2022

Antibiyotikler Tedavi Özelliğini Kaybediyor
22.02.2022

Gereksiz Aspirin Mide ve Beyin Kanamsı Nedeni
20.02.2022

Her 100 Kişiden Birinde Çölyak var.
20.02.2022

Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike.
19.02.2022

Cilt Kreminde Civa Çıktı.
18.02.2022

Skandal ! Hamburgerde İnsan ve Fare DNA'sı bulundu.
15.02.2022

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.