SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 7 Kişi

Bugün 362 Kişi

Toplam Ziyaret 1.053.059  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Yönetim Kurulu Başk.
Yazar Selahaddin ALIÇ
 
 
 
Makale Tarihi :  4.06.2021
Uyuşturucu Gibi Gıda "FAST FOOD"
Günümüzde her gün daha da hızlanan yaşantı hayatımız, o hızlanmanın getirdiği ve bizi farkına varmadan çok fazla etkileyen hızlı yeme alışkanlığımız… İşte zaman zaman hepimizin şikâyet ettiği fakat bir türlü vazgeçemediğimiz hızlı yeme alışkanlığımız, yolda yürürken bile yenebilecek yemeklerle karınlarımızı doyurmak günümüzün alışkanlığı olmuştur. Bugün hepimizin çok iyi bildiği fast food tarzı yiyeceklere her yerde çok çabuk ulaşabilmekteyiz. Bu gibi yerlerden alışveriş yaparak karnımızı doyurmanın zararlarını hiç mi hiç düşünmemekteyiz…!
 
Aslında bu tür yiyecekler sağlığımızı bozmakta, çocuklarımızı ve gençlerimizi obeziteye itmektedir. Globalleşen dünyada küresel bir güç olarak karşımıza çıkan ve hepimizin, özellikle de çocuklarımızın çok iyi bildiği fast food şirketleri hemen hemen dünyanın her yerinde faaliyet göstermektedirler. Bu şirketler güçlü sermaye yapıları ile ülkelere girmekte, görünüşleri iştahları açan birçok ürünleri ile çocuklarımızın ve gençlerimizin temel gıdalarının yerini  almaktadırlar.
 
 Bugün obezitenin yaygınlaşmasının en büyük sorumlusu bu tür gıdalardır. Çünkü bu gıdalar yemek masasında değil her yerde yenmektedir. Örneğin;  Televizyon-bilgisayar karşısında, yolda, araçta, oyun oynarken, evde otururken..v.s gibi bu örnekleri çoğaltabiliriz. Günümüzün en baskın ve bizleri tesiri altına alan  hızlı yaşantı  akımı günlük yaşantımızda farkına varılmadan baskın hale gelmiştir. Günümüzde insanlar bu  hıza yenik düşmüştür.  Bu nedenlerle yemek yeme alışkanlıklarımız da hızlı tüketim alışkanlığına dönüşmüştür.  Yavaş yemek yeme, hızlı yaşantıya direnmenin bir yöntemidir. Aslında uygun dozda yavaş,yavaş  tüketmek, “temiz, uygun ve sağlıklı gıda”dır. Aynı zamanda insanları  hıza ve çeşitli hastalıklara  karşı korumasıdır.. Yavaş tüketim Endüstriyel gıdalara ve beslenme şekillerine karşı mücadele veren bir harekettir. Bunun yanında; yerel gıdalara, yerel üreticilere ve unutulmaya yüz tutan yerel lezzetlere, yeme içme ile ilgili geleneklere yönelmek ve yerel tarım yöntemlerine önem vermek, gıda çeşitliliğin korunması için çaba sarf etmemiz gerekir. Ağır -ağır yemek, yemeklerin lezzetini keşfetmemizi, olumsuz etkilerini azaltmayı sağlar. Daha kaliteli bir yaşam için kendimize zaman ayırmanızı ve dinlenmeyi bilmeniz gerekir. Hızlı tüketimin insanlar üzerindeki olumsuz etkilerinin her gün daha çok arttığını hepimiz bilmekteyiz.
 
Sağlıklı ve doğal beslenen insanların   hastalıklara yakalanma oranının diğerlerine göre daha düşük olduğu herkesçe bilinmektedir. Unutulmuş veya unutulmaya yüz tutmuş mutfak kültürümüzün yaşatılabilmesi için endüstüriyel ürünlerden kaçınmak sağlığımız ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için çok önemlidir.   Bunu başarabilmek için; Yerel üreticilerimizi, endüstriyel ürünlerin satıcılarından korumaya çalışmalıyız, globalleşmiş marketlerden değil yerel marketlerden alışveriş yapmayı tercih etmeliyiz. Bu nedenlerle topluma hizmet veren lokantalar, pişirdikleri yemekler için yerel üreticiden alışveriş yapmalıdırlar.
Kırmızı ve beyaz et ihtiyacımızı sağlıklı beslenme sonucu ve helal kesimle yapıldığını belgeleyen yerlerden temin etmeliyiz. Helal belgesi olmayan her kasaptan et almamalıyız. Tahıl, sebze ve meyvelerin genetiği bozulmuş olanlarını almamalıyız. 
 
 Yerel ürünlerimizin sağlıklı ve genetiğinin bozulmaması  için bölgesel bilimsel çalışmalar yapmalıyız. Üretici ve tüketicilerin bilinçlenmesini sağlamalıyız. Bunun için uluslar arası düzeyde eğitim programları ve seminerler düzenlemeliyiz. Yok olma tehdidi altındaki verimli tarım topraklarımızın verimini arttırıcı çalışmalar yapmalıyız , bölgesel ürünleri ve onları üretenleri desteklemeliyiz.
 
 Genetik değişime uğramış ürünlere şiddetle karşı çıkmalıyız, özelliğini yitirmemiş genetiği bozulmamış ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesini sağlamak için çaba sarf etmeliyiz.
 
Doğası bozulmamış, dev marketleri olmayan, insanların kuyruk oluşturmadan alışveriş yaptığı, korna sesinin duyulmadığı, koşuşturarak bir yere yetişmeye çabalamadığınız, yediğiniz içtiğiniz her şeyin doğal olduğu bir yer düşünün. Etrafınızda rahatsızlık duyacağınız bir yapılaşmanın olmadığı geleneksel mimarinin korunduğu ve onlara gözü gibi bakan insanların olduğu bir yer düşünün… Büyükşehirlerde yaşayan insanlara hayal gibi gelen bu yerler maalesef ülkemiz genelinde ve artık günümüzdeki olumsuzluklar nedeni ile pek bulunmuyor. Sağlığımız için yerel ürünler kullanılmalıyız. Yerel ürünler satan dükkânlardan alış veriş yapmalıyız, Fast food restoranlardan alış veriş yapmamalıyız. Organik ürünlerin üretimi ve tüketimini arttırmak için acilen gerekli çalışmaları yapılmalıyız.
 
 Ne var ki günümüzde insanlarımızın tamamının GDO’suz, temiz, organik gıdaya ulaşmaları, şu an için mümkün değildir. Bugün uzmanların hemen hepsi, sağlıklı yaşam için tüketilen ürünlerin saflığından, GDO’suz gıdaları tüketmenin faydalarından, çevre koşullarının insan sağlığı için öneminden, yemek yeme alışkanlıklarının insan sağlığına olumlu ya da olumsuz etkisinden bahsetmelerine rağmen, günümüz gençliği nefsani arzularına uyarak her geçen gün maalesef Fast food restorantlarına rağbet ve ilgileri bilgisizce ve de duyarsızca artması, ülkemiz genelinde obezitenin de artmasına vesile olmaktadır.
 
 Anne ve babalar olarak evlatlarımızı obezite afetinden korumak görevi bizlere kalmaktadır diye düşünüyorum.  Zira karnını ne ile olursa olsun  doyurmaktan kendini alamayan ve de helal ürün tüketmeyi düşünmeyen geçlerimizi ve çocuklarımızı koruma görevi; biz ebeveyinlere kaldığını görev ve veballerin bizleri beklediğini düşünüyorum.   
 
Kalın sağlıcakla diyorum.
First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Ölmeden önce ölenin derdi ne olur? ...
............................................
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Faruk BEŞER
 Her konuda hakikati kimse tek başına bulam ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Kur’an’a göre akletmek nedir? ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Harun GÖRMÜŞ
 Görmezden Gelinen Âyet: Ahzâb 21 ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Ömer YILDIZ
 İnfak ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Tâğutu İnkâr Et ki Müslüman Olasın ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Rivayetin Gölgelediği Resulüllah! ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Enes TARIM
 İslâmî Çöküş ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Müslüman şahsiyetin tatil prensipleri ...
............................................
 Yönetim Kurulu Üyesi
 Veysel GİLEY
 Doping Helal mi ? ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Buğday ve Guluten ...
............................................
 

Sakın tavukları öpmeyin!
04.01.2021

Kalıcı kilo verdiren mucize yiyecek; kuru baklagiller
05.01.2021

Fas?ta toplu arı ölümlerine karşı savaş
05.01.2021

Acı biber'in 14 faydası
05.01.2021

2030 Yılında Dünyanın Yarısı Obez Olacak
05.01.2021

Hamburger 1 saat içinde vücudunuza nasıl zarar veriyor ?
05.01.2021

Tavuk Kanser'e sebeb oluyor !
05.01.2021

Obezite Türkiyeyi de Tehdit Ediyor.
05.01.2021

Islak Mendil Gerçeği.
05.01.2021

Tavuk Etinde Hastalık Yapan Bakteri Uyarısı.
05.01.2021

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.